Anasayfa Kısa Hikayeler MUTLU YÜZLER VE MUTLU ŞEHİRLER

MUTLU YÜZLER VE MUTLU ŞEHİRLER

Burada herşey daha farklıydı, herşey daha parlak. İnsanlar gülümsüyordu bir kere. Hem de ışıl ışıl, gözlerinin içi gülerek. Tuhaf bir sessizlik vardı ama olsun. Bu sayede kendi sesini rahatlıkla…

Esra Birand
Yayınlanma: Güncellenme 227 Görüntülenme 3 Dakika Okuma Süresi

Burada herşey daha farklıydı, herşey daha parlak. İnsanlar gülümsüyordu bir kere. Hem de ışıl ışıl, gözlerinin içi gülerek. Tuhaf bir sessizlik vardı ama olsun. Bu sayede kendi sesini rahatlıkla duyurabileceğini hissediyordu. Konuşmakta daha bir özgürdü sanki.

Günler günleri kovaladı.Clarissa buralarda daha coşkulu bir hayat kurmayı hayal ederken, zamanla git gide sessizleşti. O da artık kalabalıklar içinde yalnız hissedenlerdendi. Bazen bağırmak istiyordu, hüngür hüngür ağlamak. Fakat ya gören olursa? Muhtemelen şehirden atılırdı. Çünkü kimse buralarda üzgün birinin ajitasyonuna izin veremezdi. Bu şehirde yaşıyorsan, burada yaşayanlara saygı duymak zorundasın. Kimsenin gününü, düşmüş bir suratla mahvetmeye hakkın yok. Emek emek kurulmuş olan bu şehrin, dışarıdan gelenler tarafından kirletilmesine izin veremezlerdi.

Clarissa çok zorladı kendisini. Burada kalmak istiyordu, gidecek daha iyi bir yer bilmiyordu. Oysa ağzını açmaya korkar haldeydi, ya sesi çatallaşırsa diye. Kimsenin yüzüne bakmak istemiyordu, ya birisi içinde kopan fırtınaları görür de ürkerse? Hem o da kuralları çok benimsemişti. Kimsenin kendi çukuruna başkalarını da çekmeye hakkı yoktu. Derdin neyse kendin çözeceksin. Herkesin başkalarının derdiyle ilgilendiği bir yerde, kim mecal bulup da işine gücüne bakabilirdi? Böyle güzel bir şehir kurabilir miydi o zaman?

Clarissa çok sevdiği ressam bir arkadaşından rica etti. Ona güzel mi güzel, yumucuk yumucuk gülümseyen bir maske yaptılar. Artık Clarissa dışarıya çıkmaktan, insanlarla görüşmekten korkmuyordu. Her gören ona bayılıyor, onun yanından ayrılmak istemiyordu. Hatta bu maske o kadar çok hoşlarına gitmişti ki, Clarissa’yı bunaltıncaya kadar onun etrafında dolaşıp, neredeyse nefes alacak zaman tanımıyorlardı. Ama maske bu; terletiyor, boyası yüzüne yapışıyor, kaşındırıyor. Arada bir evine çekilip biraz maskesini çıkarmak istese, neredeyse kapısına dayanıyorlardı.

En sonunda sıkıntıdan mıdır? Terden ve yüzüne yapışan boyalardan mıdır? Bilinmez. Clarissa yara dökmeye başladı. Kendisine hiç zaman ayıramadığı gibi, kimseyle iki çift laf etmekten de keyif almıyordu. Çünkü bu sessiz sakin görünen şehirde, birisinin sözü devam ederken diğerleri hep beraber lafa girip avaz avaz konuşmaya başlıyordu. Kimse nezaketen bile olsa durup, dinleme zahmetinde bulunmuyordu. Bir gün dayanamayıp sordu. Neden birisi konuşurken diğerleri susup onu dinlemiyordu ki? Bu soru karşısında diğerleri şaşırdılar. Böyle bir şeyi kimin, neden yapmak isteyeceğini anlamadılar.

“Çünkü” dedi Clarissa “Konuşan birisini, dinlememek saygısızlıktır. Onun lafını bitirmesini beklersen, sıra sana gelir ve sen konuşursun. Böylece herkes biraz konuşmuş, biraz da dinlemiş olur.”

Buna karşılık ortamdakilerin suratı ekşimişti. “Ah canım ama bu çok sahte olmaz mı? Kim birisi konuşurken onu dinlemek ister ki? Zaten herkesin kafasında sadece kendi söyleyecekleri dönüp durur. Asıl dinliyormuş gibi yapmak, karşı tarafı aptal yerine koymak olmaz mı? Peki bu saygısızlık değildir de, nedir sence?”

Bu şehirdekilere laf anlatamayacağını anlayan genç kız, çaresiz burayı da terk etmek zorunda olduğunu anlar. Maskesini sevdiği bir arkadaşına hediye edip, zaten az olan eşyasını sırtına aldığı gibi, şehirden ayrılmak üzere yola koyulur. Geriye dönüp baktığında şehir tüm parıltısıyla hala ona gülümsemektedir.

“Mutlu yüzler, mutsuz hayatlar.” der, “ Sizi bırakıp rahatlıkla ağlayacağım, hatta dilersem her gün sızlanacağım şehirlere gideceğim. Çünkü ben kahkahamın şen, arkadaşlarımın aynı zamanda dostlarım olacağı şehirler bulacağım kendime.”

Beğenebileceğin Diğer Yazılar

Bir Cevap Yazın

Esra Birand sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin